Monthly Archive for "Kasım 2006"



Güncel & Ahh Benim Memleketim Suat Öztürk on 30 Kasım 2006

Destek..

“Eşimle yola çıkmışız, böyle devam edeceğiz. Birileri Allah göstermesin ‘eşinizin başını açın’ diyor. Bizden birileri kimlik değişimi istiyor. Bu siyasi kimlik zaafıdır. Biz bu zaafı gösteremeyiz. Biz halkımızı aldatamayız. Ne aldatan, ne aldanan olacağız. Ama biz bu yolda Anayasa, yasalar ne emrediyorsa onu yaparız. Biz halkımızın karşısına daha önce nasıl çıktıysak bundan sonra da yolumuza öyle devam ederiz.” (Recep Tayyip Erdoğan) (Kaynak)

Başbakan konumu gereği çok yumuşak konuşmuş. Böyle bir  teklifi yapanlar gerçekten de  bunun ne anlama geldiğini bilmiyorlarsa  çok yazık.

Sayın Başbakan’ı destekliyor ve  böyle […] (*) teklifler yapanları insafa ve -eğer varsa- vicdanlarına havale ediyorum.

(*)Burada aslında “ahlaksız” diyecektim ama olaki başörtüsü takmamayı “ahlaksızlık” olarak nitelendirdiğim anlaşılır korkusuyla kullanmadım. Benim kesinlikle böyle bir düşüncem yok/hiç de olmadı. Bu yanlış algılamaya düşmeyecekler orayı “ahlaksız” olarak okuyabilir.

Popularity: 4% [?]

Güncel & Ahh Benim Memleketim Suat Öztürk on 29 Kasım 2006

Darbe var mı darbe?

ABD’deki Hudson Enstitüsü’nün Türkiye uzmanı Zeyno Baran Amerikan Newsweek dergisinin son sayısında yer alan yer alan yazısında “Türkiye’de 2007 yılında darbe ihtimali yüzde 50″ şeklinde bir ifade kullanmış. Zeyno Baran, üst düzey subaylarla yaptığı görüşmelerde subayların demokrasiye ara verilmesini arzulamadıklarını, ancak laikliği korumak için “harekete geçmek zorunda kalabileceklerini” söylediklerini belirtiyor.

Tabii bu da tartışmalara neden oluyor.

Daha sonra tartışmaları Zaman’a değerlendiren Baran, makalesinin kısaltılırken bazı önemli ayrıntıların gözden kaçtığını vurgulayarak, klasik manada darbe değil, ‘post-modern’ müdahaleden bahsettiğini söylemiş. Ve şu ifadeyi kullanmış: “Askerî kaynaklarımdan hiçbiri darbe yapacağız demedi.”

Zeyno Baran “makale kısaltılırken bazı önemli ayrıntıların gözden kaçtığını” söylüyor ama Taha Kıvanç bunun hiç de inandırıcı olmadığını söylüyor:

Continue Reading »

Popularity: 5% [?]

Güncel & Ahh Benim Memleketim Suat Öztürk on 29 Kasım 2006

Kamusal Alan delindi!: Papa Çankaya’da..

Ve sonunda dinî bir simge Çankaya Köşküne girmeyi başardı. Bunu başaran bir Hristiyan lider.

Papa cenapları başörtülü insanların yıllardır yapamadığını yaptı ve haçıyla, takkesiyle, bilimum takım taklavatıyla kamusal alan engelini zarif bir şekilde aştı.

Papa’yı bu başarısından dolayı kutluyorum.

Bravo Papa Cenapları..

Hadi bakalım darısı Müslümanların başına..

(Bu ne laiklik, bu ne lahana turşusu diyen münafıkları ciddiyete davet ediyorum. Koskoca Cumhurbaşkanımızdan daha mı iyi bileceksiniz?)

Resim: http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=201707&comments=all

Popularity: 4% [?]

Güncel & Ahh Benim Memleketim Suat Öztürk on 28 Kasım 2006

Papa, Ayasofya ve çevir kazı yanmasın..

Pazarlama alanındaki zirve blogculardan Arzu Hanım, bugün internet sohbetimiz sırasında bana ilginç birşey anlattı.

Pazar akşamı Atv ana haberde Türkiye’yi ilk ziyaret eden Papa olan 6′ncı Paul’un Ayasofya’daki duası ile ilgili haber aniden kesilmiş ve başka haberlere geçilmiş. Daha sonra haber düzeltilmiş ve “teknik sorun” bahanesiyle yeni versiyonu tekrar edilmiş.

İlginç olan nokta haberin kesildiği yer. Papa Ayasofya’yı gezerken kendisine zamanın Dışişleri bakanı eşlik ediyormuş ve bir ara Mesih gravürlerini gören Papa ellerini kaldırıp dua etmeye başlamış. İşte tam bu sırada tüm gazetecilere çekimin durdurulması için ikazlar gelmiş. Ve tam Papanın ellerini kaldırdığı yerde de Atv haberi kesilmiş.

Bu teknik sorun(!) sonrasında ise düzeltilmiş versiyonda (güya) Dışişleri bakanımız Papanın kollarını kavramış ve kendisini şu sözlerle uyarmış: “Burası Atatürk tarafından sadece müze olarak kullanılma kararı alınmış bir mekandır, lütfen dua etmeyiniz.”

Continue Reading »

Popularity: 3% [?]

Güncel & Toplum & İslam Suat Öztürk on 27 Kasım 2006

Papa’yı Müslümanca Karşılamak..

Yarın Papa geliyor. Bununla ilgili birşeyler yazacaktım ama Mustafa Akyol’un Radikal’de yayımlanan bir yazısı ile karşılaştım. Önce Mustafa Akyol’dan bir alıntı yapayım:

[…] Oysa Papa’ya — ve bir başka Hıristiyan lidere — karşı takınılması gereken “doğru İslami tavır” bu mu? Aslında sadece Papa’nın İslam hakındaki sözlerine değil, genel olarak Batı’dan İslam’a gelen eleştiri, suçlama ve hatta hakaretlere karşı nasıl tepki vermek gerek, bunu bir düşünmek lazım.

Kısır Döngüyü Bozmak

Bu çerçevede son yıllarda bir dizi dramatik olay yaşandı dünyada: Hollanda’daki Theo Van Gogh cinayeti, Hz. Muhammed karikatürlerine karşı düzenlenen protesto gösterileri, Papa’nın sözleri üzerine yakılan kiliseler gibi. Veya Trabzon’da vurulan rahip, Somali’de vurulan rahibe gibi… Tüm bunlarda uğursuz bir kısır döngü var: Bazı Batılılar çıkıp “İslam şiddet dinidir, Müslümanlar da potansiyel teröristtir” diyor veya demeye getiriyor; bunun üzerine de bir kısım Müslümanlar öfkeyle ayaklanıp tehditler savuruyor, etrafı yakıp-yıkıyor, hatta adam öldürüyorlar. Yani gösterdikleri tepkiyle, kendilerine ve dinlerine yöneltilen suçlamayı adeta teyid etmiş oluyorlar. “Sen barbarsın” diyen birinin gözüne yumruk indiren kişi, onu haklı çıkarmış olmaz mı?

Eğer Müslümanlar olarak dinimize gerçekten sahip çıkmak istiyorsak, bu kısır döngüyü bozup, tam aksine yönde tavır takınmalıyız: Bizi “terörist”, “barbar” veya “despot” diye suçlayanlara, nazik, medeni, hoşgörülü tepkiler ve akılcı cevaplar vermeliyiz. İslam ile şiddet arasında bir bağ olduğunu ima etmiş olan Papa XVI. Benedict’i de, öfke ve yuhalamayla değil, sükunet ve güleryüzle karşılamalıyız.[…]

Continue Reading »

Popularity: 8% [?]

Toplum & İslam Suat Öztürk on 26 Kasım 2006

Cehalet

Site istatistiklerine bakarken ‘ateistforum’dan bazı yazılarıma linkler verildiğini gördüm.

Merak edip baktım. Anlaşıldığı kadarı ile bazı site takipçileri “ate”lerle olan tartışmalarda yazılarımı destek olarak kullanıyorlar.

‘Atesitforum’a çok önceden üyeydim. Orada epeyce sert tartışmalara girdim. Birkaç kez beni attılar, başka rumuzlarla tekrar girdim. Sonrasında ise gerek vakit yokluğundan gerekse deveye hendek atlatmaya çalışmanın anlamsızlığı ve imkansızlığı yüzünden yazmamaya başladım.

Ben orada faal bir şekilde tartışmalara katılırken, İslam ve Hz. Peygamber için o kadar cahilane, o kadar anlamsız ve absürd şeyler yazıyorlardı ki; bunlar, aslında cevap verilmeye bile değmeyecek saçmalıklardı.

Bu vesile ile girmişken tekrar forumda gezineyim dedim. Değişen hiçbirşey yok. Aynı cahilane yorumlar devam ediyor. Hayatında felsefeden, teolojiden hiçbirşey okumamış kişiler iki antiİslam kitabı ile allame olmuşlar ahkam kesiyorlar. Yazık.

Continue Reading »

Popularity: 10% [?]

Güncel & Tarih Suat Öztürk on 25 Kasım 2006

Bursa Nutku ve Siyasi Oportünizm Örneği

Cumhuriyet gazetesi yazarlarından Deniz Som, geçtiğimiz günlerde şaraplı bir eylem yapmıştı hatırlayacağınız gibi. Üsküdar Belediyesi’nin sahildeki içki yasağı uygulamasını protesto etmek için eylem yapacağını duyuran Som, eğer engellenmeye çalışılırsa Atatürk’e ait olduğu iddia edilen meşhur “Bursa Nutku”nu okuyarak direneceğini yazmıştı. Şaraplı özgürlük eyleminin sonunda da Bedri Baykam bu nutku okumuş ve eylemciler dağılmışlardı.

Bu rezaleti sakince işleyecek kadar sağlam sinirlere sahip değilim. O yüzden bu konuya hiç girmeyeceğim; zaten yaptıkları eylem, her kesimden tepki aldı ve yabanilik ile özgürlüğü birbirine karıştıran Deniz Som ve yandaşları kendi kendilerini iyice bir rezil ettiler.

“Çok iyi oldu” deyip geçelim.

Benim burada bahsetmek istediğim Deniz Som’un “direnirken okuyacağım” dediği Atatürk’e ait olduğu iddia edilen meşhur “Bursa Nutku.”

Önce Bursa Nutku ‘na bakalım:

Continue Reading »

Popularity: 6% [?]

Güncel Suat Öztürk on 23 Kasım 2006

Erke’nin Buluşu

“Erke” adında bir firmanın  ”Araçlarda yakıt deposu bulunmayacak. Benzin istasyonları çay-kahve içilen mekânlar haline gelecek.”  şeklinde gazete ilanları vardı hatırlayacağınız gibi.

Bu şekilde merak uyandıran reklamlar yapan  Erke Şirketi, önceki gün emekli generaller nezaretinde basın toplantı yapmış. Toplantı sonrası ise kafalar daha da karışmış. Firmanın sahibi ve yönetim kurulundan kimsenin olmadığı  toplantıda firma danışmanı emekli Tümgeneral Çetin Uğural,   ‘Erke dönergeci’ adı verilen sistemi '’Bu buluş ile erişilen sistem, çevreye zarar vermeyen, istenilen güç ve sürati sağlayabilen, doğrudan hareketin elde edilebildiği yakıt gerektirmeyen bir kuvvet makinesidir. Bu sistemin çalışmasında maddenin atalet özelliğinden faydalanılmaktadır’ sözleriyle anlatmış. 

Sabah Gazetesi buluş için “patent başvurusu yapıldı“ derken, Zaman Gazetesi “yapılmadı” diye haber yapmış. Öte yandan Bursa’lı bir ustanın yanı sıra iki kişi daha   Erke’nin geliştirdiğini iddia ettiği ‘Yakıtsız Kuvvet Makinesi’ni sahiplenmiş.

Bilim adamları -anlatıldığı şekliyle- bu buluş için “imkansız” diyor.

İşin altında bir çapanoğlu var gibi. Sabah’tan Salih Memecan ise meseleyi çözmüş  görünüyor.

Açıkçası ben de  Memecan gibi düşünüyorum.

Ama Erke’nin beni ve benim gibi düşünenleri mahcup etmesini de can-u gönülden isterim tabi, o ayrı..

Popularity: 3% [?]

Güncel & Toplum Suat Öztürk on 22 Kasım 2006

Tesev’in araştırması üzerine

Öncelikle söyleyeyim, her türlü kamuoyu araştırmasına bir miktar kuşku -ya da rezerv diyelim- ile yaklaşıyorum. Son yıllarda istatistiksel araştırmalarda önemli oranda gelişmeler sağlansa da halen bu yöntem kamuoyu yönlendirmede etkin bir biçimde kullanılıyor. Tabi bu, araştırma sonuçlarını görmezden geleceğimiz anlamına gelmiyor.

Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı’nın (Tesev) Türkiye çapında 23 şehirde 1492 kişi ile gerçekleştirilen anket çalışmasında, Türkiye’de din ile toplumsal ve siyasi davranışlar arasındaki ilişkiyi araştırıldı.(*)

Araştırma sonuçlarına göre sorulara cevap verenlerin yüzde 73,1′i laikliğin tehdit altında olmadığını belirtirken yüzde 22,1′i de “Laiklik tehdit altındadır” görüşünü savunuyor. “Türkiye’de şeriata dayalı bir din devleti kurulmasını ister misiniz?” sorusuna ankete katılanların yüzde 76’sı ‘hayır’ cevabını veriyor. 1999 yılında bu soruya aynı cevabı verenlerin oranı ise yüzde 68 olarak belirlenmişti.

Yani Türk halkı paranoyak laikçilerin aksine laikliğin tehdit altından olmadığını düşünüyor.

Continue Reading »

Popularity: 3% [?]

Güncel & Ahh Benim Memleketim Suat Öztürk on 21 Kasım 2006

Atilla Yayla ve Linç Girişimi

Atilla Yayla bir konuştu ortalık fena karıştı. Önce bir yerel bir gazete “hain” damgası vurdu, sonra onu panele çağıran AKP’liler çarketti, nihayetinde  hakkında soruşturma açıldı ve Gazi Üniversitesi, Hoca’yı ders vermekten el çektirdi. Emekli generallerden kadrolu haber siteleri yorumcularına kadar herkes Atilla Yayla’yı linç ediyor.

Yani herşey Türkiye şartlarına özgü bir biçimde gelişmeye devam ediyor. [ İzlenimler’den Fethi Bey konunun tüm boyutlarını işleyen güzel bir yazı yazmış. Mutlaka göz atın derim.]

Atilla Yayla tepkiler üzerine duruşunu bozmamış ve bugün Zaman gazetesinde “Bir saldırıya cevap” başlığı ile bir yazı kaleme almış. Panelde söylediklerinin de bir özeti ni içeren ve her satırı önemli olan bu yazıyı mutlaka okumanızı tavsiye ederim.

Sabah gazetesi de “Yayla’dan ikinci bombardıman” başlığı ile Atilla Yayla’nın açıklamalarını şöyle haber yapmış:

Continue Reading »

Popularity: 4% [?]

Kadın & Bilim & İslam Suat Öztürk on 20 Kasım 2006

İki Feminizm Arasında - I

(A.Hakim Murad) Tim.J.Winter’ den daha önce eski blogumda bahsetmiştim. Winter 1960 doğumlu bir İngiliz. Çeyrek asır önce Kahire’de Arapça ve İslamî ilimler tahsili sırasında ihtida etmiş. (Müslüman olmuş.) Cambridge Üniversitesinde öğretim görevlisi olan Winter bir İslam uzmanı.

Winter daha önce İslam, kadın ve feminizm üzerine “İslam, Irıgaray ve Cinsiyetin yeniden tanzimi” başlıklı uzun bir makale yayımlamıştı. [Bunun yanında başka makalelerinin de bulunduğu bir kitabı “Postmodern Dünyada Kıbleyi Bulmak” adıyla Türkçeye çevrildi.]

Winter’in yine feminizm üzerine yayımladığı uzun bir makalesinden (Link için Bülent Bey’e teşekkürler.) bahsetmek istiyorum. Çevirisine Karakalem’in Kasım-Aralık 2006 sayısında rastladığım “İki Feminizm Arasında” başlıklı bu makaleyi üç bölüme ayırabiliriz.

Birinci bölümde Winter “en insaflı ve rikkatli feminist yazarlardan” diye tanımladığı Germanie Greer’in 1999′da çıkan “The Whole Woman” adlı kitabını ele alarak batılı feminist söylemin otuz yıllık süre içinde sosyal ve bilimsel bağlamda nasıl değişme uğradığını gözler önüne seriyor. Winter 1970′lerdeki feminizmin, daha ziyade erkeklerin ve kadınların cinsiyet farklılıklarını sosyal bir inşa kabul eden anlayışın kırılmasına yönelik “eşitlik feminizmi” iken, 1990′lardaki feminizmin erkek-kadın farklılığının şekillenmesinde kadın ve erkek “tabiatının” çok önemli olduğu inancına dayanan ” farklılık feminizmi” olduğunu ileri sürüyor.

Continue Reading »

Popularity: 15% [?]

Güncel & Ahh Benim Memleketim Suat Öztürk on 19 Kasım 2006

Kemalizm, siyaset ve eleştiri

Pazar rehaveti ile internette dolaşırken Hürriyet gazetesinde bir habere rastladım.

Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Atilla Yayla İzmir’de Ak Parti İzmir İl Gençlik kolunun düzenlediği “Avrupa Birliği ve Türkiye ilişkilerinin toplumsal etkileri’ konulu panele katılmış ve Kemalizme vermiş veriştirmiş.

Habere göre Prof. Dr. Yayla, konuşmasında, “Kemalizm ilerlemeden çok gerilemeye tekabül eder” demiş. Türkiye’nin AB süreciyle ilgili de “İleride artık bizlere ‘Neden her yerde bu adamın (Atatürk) heykelleri, fotoğrafları var?’ diye soracaklar. Üstünü örtemezsiniz. Bu mutlaka tartışılacaktır” diyen Yayla, Atatürk hakkında söylenen ‘Türkiye’yi Ortaçağ karanlığından kurtardı’ yönündeki ifadeler için de “Bir kere Ortaçağ tarihi İslam dünyasını değil, Avrupa’yı ilgilendirir. Cumhuriyet dönemini bir bütün olarak düşünemezsiniz. Cumhuriyet dönemi soyut bir öznedir. Soyut özneyi yüceltmek anlamsız. 1925- 1945 ile 1950 sonrasını aynı değerlendiremezsiniz. Bu dönemler birbirinin panzehiridir” diyerek karşı çıkmış. Yayla, Kemalizm’le ilgili olarak da “Kemalizmle ilgili tezime karşı bir tez bekliyorum. Ancak umutlu değilim. Önemli olan bu tartışılsın ama kavga ortamı doğmasın. Kemalizm medeniyeti çözücü bir süreçtir” demiş.

Continue Reading »

Popularity: 4% [?]

Tarih & İslam Suat Öztürk on 18 Kasım 2006

Bir Mektup..

Miladi 1000′li yıllarda İslam dünyasının hastanelerinden birinde yatan bir hastanın babasına yazdığı mektuptan(*):

“[…] Babacığım, benden para getirmenin lazım olup olmadığını soruyorsun. Taburcu edilirsem hastahaneden bana bir kat yeni elbise ve hemen çalışmaya başlamak zorunda kalmayayım diye beş altın verecekler. Onun için süründen davar satmana gerek yok. Ama beni burada görmek istiyorsan hemen gel. Ben, operasyon salonunun yanındaki ortopedi servisinde yatıyorum. Eğer büyük kapıdan girersen, güneydeki revak boyunca yürü. Düştükten sonra beni getirdikleri poliklinik oradadır. Orada her hastayı önce asistan hekimler ve öğrenciler muayene eder. Birinin yatması gerekmiyorsa reçetesini verirler, o da hemen yandaki hastahane eczanesinde ilacını yaptırır. Muayeneden sonra da bir hademe beni erkekler kısmına taşıdı. Hamama da girdikten sonra tam bir hastahane elbisesi giydirdiler.

Continue Reading »

Popularity: 7% [?]

Güncel & Ahh Benim Memleketim Suat Öztürk on 16 Kasım 2006

“Laik” olmak, “Adam” olmak, vesaire..

Mustafa Bey’in sitesinde yine hararetli bir tartışma yaşanıyor. Ama maalesef son derece kısır bir tartışma. “Laiklik adam olmak mıdır?” “Birey laik olur mu? ” gibi soru(n)lar etrafında dönüyoruz.

Laiklik tarifine ve bu tarifin gereğine uygun bir şekilde uygulanmasına yanaşmayanlar en sonunda Mustafa Kemal’in, bir vekilin laiklik konusundaki alaycı sorusuna verdiği ironik “Adam olmaktır, adam!” cevabını karşımıza tanım olarak çıkartıyor. Bakın konu ile alakalı olarak Emre Aköz ne yazıyor:

LAİKLİĞİN ne olduğunu, alaycı bir üslupla soran milletvekiline Mustafa Kemal, “Adam olmaktır, adam!” diyor. Yani soruyu yanıtlamıyor, tarif de yapmıyor, sadece milletvekilinin tavrını eleştiriyor. Ama aradan bunca yıl geçtikten sonra, o polemik cümlesi bize “Atatürk’ün laiklik tanımı” diye kakalanıyor. Aklıma ünlü sözü tersten söylemek geldi: “Adam olmuşsun ama insan olmamışsın.”

Laikliğin tanımının ne olduğuna dair tartışmalar olsa da  siyaset bilimi literatüründe ana hatları bellidir. Birileri kendi ideolojik dayatımlarını “laiklik” diye bu ülke insanına dayatmaya çalıştıkça bu tartışma bitmeyecektir.

Yine aynı başlıkta yorumculardan birisi de “niye laik olmadığınızı da anlamıyorum” diyor.

Continue Reading »

Popularity: 4% [?]

Kitap-Dergi & Düşünce Suat Öztürk on 15 Kasım 2006

Kitapsever olmak..

Kitap okumayı sever misiniz?

Şüphesiz bu tür platformları takip edenler bu soruya “evet” cevabı vereceklerdir.

Kitap okumak bazılarımız için “yaşam biçimi” haline bile gelmiştir.

Ben okumayı çok severim. Bunu eskiden, yani ortaokul yıllarımda çok abarttığım da olurdu; şehir içinde bir yerden bir yere giderken tabelaları, herhangi bir yere serilmiş veya fırından aldığım ekmeğin sarıldığı eski gazeteleri okumaya çalışmak gibi.

Haliyle iyi kitap okuyucularının iyi de bir kütüphanesi olur.

Kitaplarım benim için çok kıymetlidir. Hayatımın bir çok alanında “dağınık” olmama rağmen kitaplarım sözkonusu olduğunda onları tasnif edişimden, notlar çıkarışıma, satıraltlarını çizişimden, ayraçlar koyuşuma kadar sistematik bir titizliğe sahibimdir.

Yine olağanüstü cömert bir yapıya sahip olmama rağmen kitaplarım sözkonusu olduğunda son derece cimri bir hale bürünüyorum. Bu huyuma kızıyorum birazda ama elimde olan birşey de değil. Kitaplarımı ödünç veremiyorum; bu, “geri gelmeme” gibi oldukça klasik bir nedene de dayanmıyor.

Continue Reading »

Popularity: 12% [?]

Next Page »