Monthly Archive for "Aralık 2006"



Toplum & Düşünce & İslam Suat Öztürk on 30 Aralık 2006

[Yeniden] İslam ve Sosyalizm

Öncelikle site takipçilerinin Kurban Bayramlarını bir kez de buradan tebrik ederim. Tüm İslam alemi ve insanlık için hayırlara vesile olur inşaallah.

Sosyalizm(*) ve İslam tartışmaları kolayca bitecek gibi görünmüyor. Sayın Akyol’un da konuyu işlemesi sırasında orada değindiklerimi burada da belirtmek istedim. Daha önce “Müslüman Sol Hareketi” , ve “Soldan soldan geliyorlar” başlıklı iki yazımda bu konu hakkındaki düşüncelerimi kısaca yazmıştım.

Bu yazılarımı ve yapılan son tartışmaları da gözönünde bulundurarak birkaç şey daha söyleyip artık bayram havasına gireyim.

Sık sık kapitalizmin ahlâksızlığından bahsediliyor. Ama şu unutuluyor. İdeolojilerin ahlâkı olmaz. İnsanların ahlâkı olur, ideolojileri uygulayanlar insanlardır. Ahlâksız ve acımasız birilerinin elinde sosyalizmin de ne hale geldiğine tarih şahittir. O yüzden bu gibi sistemleri konuşuken pratikten ziyade teori üzerine yoğunlaşmak gerek diye düşünüyorum.

Ben konu İslam ve sosyalizm olduğu için bu temelden hareketle ama biraz daha geniş perspektiften bakacağım.

Continue Reading »

Popularity: 26% [?]

Güncel Suat Öztürk on 28 Aralık 2006

Merhaba

Değerli Dostlar, artık kendi bağımsız adresimizdeyiz.

Eski blogda taşınma yazısında ifade ettiklerimi burada da tekrar edeyim.

Farkedeceğiniz üzere sitenin adı da değişti.

İsim değişikliğinin bir sebebi gelenek.com/org/net adlarının daha önceden  başkaları tarafından alınmış olması.

Bu “gelenek” adına küçük bir ekle hallolabilirdi aslında ama bu isim değişikliğinin “daha önemli” sebebi, benim ifade etmek istediklerimi “Geleneğe, bugüne ve geleceğe dair ” spotu ile “Düşünceler” başlığının daha iyi karşılaması.

Eski sitede bulunan tüm yazı ve yorumlar tarihleriyle birlikte buraya aktarıldı. Gözden kaçan bazı şeyler olabilir; bunları farkeden arkadaşlar bana iletebilirlerse çok memnun olurum. Siteme link veren dostlar da arzu ederlerse linklerini güncelleyebilirler.

Tüm dostlarımı fikir alışverişlerimize burada devam etmeye davet ediyorum.

[Becerebilirsek bir süre sonra www.gelenek.wordpress.com adresini otomatik olarak bu adrese [ http://www.dusunceler.org ] yönlendireceğiz. Eski adresi tıkladığında aniden kendilerini burada bulanlar şaşırmasın. :-) Tüm bu taşınma işini yapıp anahtarları bana teslim eden değerli kardeşim Enes Reyhan‘a bir kez de buradan teşekkürlerimi ileteyim. ]

Popularity: 30% [?]

Düşünce Suat Öztürk on 27 Aralık 2006

Bakışlarımızı daraltmak..

Sık sık değerli yorumlarıyla siteye katkıda bulunan Emre Bey‘in önceki başlıkta yaptığı yorumu okuduğumda -ve Jazzetta’da Buda ile ilgili yaptığı yorumu da gözönüne alarak- aklıma şunları söylemek geldi.

Mistik görüneni mistik olmaktan çıkarıp anlayabilme ve anlatabilme çabası muhakkak ki önemli.

Fakat ben bunu yaparken mistizmi ya da genel kapsamıyla diyeyim metafiziği baştan “yok” kabul etme hatasına düşülmemeli diyorum.
Naturalist düşünceye sahip kişiler bu hataya düşüyorlar.

Burada ulaşılması zor bir denge var kabul; ama imkansız da değil..

Gödel’in tamamlanamazlık teoremi de ortada iken naturalizmin ya da başka herhangi felsefî düşüncenin/pencerenin kesin ispatı yapılmış/yapılabil[ir]miş gibi, farklı bir alana örneğin metafiziğe “yok” muamelesi yapmak ve/veya baştan kapsam dışı bırakmak anlamlı değil. Bilimsel araştırma mantığı gereği bu bir yere kadar yapılabilir ve ama felsefe konuşurken ya da yaşama dair bir dünya görüşü edinilirken bunu yapmak kendi kendimizi dar bir kalıba kilitlemek anlamına gelir.

Continue Reading »

Popularity: 19% [?]

Düşünce Suat Öztürk on 26 Aralık 2006

“Düşünmek” üzerine..

“Ben bir solucanım, fakat Tanrı’nın inayetiyle bir insan olacağım.”

4 Mayıs 1916′da cephedeyken ve tam da tehlikeli bir görevi üstlenmişken, savaş günlüğüne işte aynen böyle yazmış Wittgenstein. (Ich bin ein Wurm, aber durch Gott werde ich zum Menschen.) (*)

Wittgenstein ilginç bir isim. Tuhaf bir hayat yaşamış. Asker, mühendis, öğretmen, bahçıvan, mimar, sedyeci.

B.Russell hatıratında Wittgenstein için “Acayip bir delikanlıydı, ve kavramları bana garip görünüyordu, o kadar ki üç aylık öğretim dönemi boyunca kendisinin bir dahi mi yoksa sadece tahtası eksik biri mi olduğunu çözemedim” der.

Düşünmek ızdırap verir mi insana? Ve bu ızdırabın dışavurumu başkalarının gözünde kişiyi deli-dahi sarkacında sallandırabilir mi?

Devam ediyor Russell:

Cambridge’deki ilk sömestrin sonunda yanıma geldi ve bana “Efendim, lütfen bana benim katıksız bir aptal olup olmadığımı söyler misiniz?” dedi. Ben de kendisine, “Azizim, bu konuda hiçbir fikrim yok. Bunu bana neden soruyorsun?” dedim. “Çünkü” dedi, eğer dört dörtlük bir aptalsam, balon pilotu olacağım; değilse filozof olacağım” Kendisine tatilde felsefi bir konuda bir şeyler yazıp getirmesini, katıksız aptal olup olmadığına o zaman karar verebileceğimi söyledim. Müteâkip öğretim yılının başında teklif ettiğim yazıyı bana getirdi. Tek bir cümlesini okuduktan sonra, kendisine “Hayır, siz balon pilotu olmamalısınız” dedim. O da olmadı.

Derdim, ne Wittgenstein’ın ilginç hayat hikayesini ne de felsefesini -kendim anlayamamış birisi olarak- anlatmaya çalışmak değil.

Continue Reading »

Popularity: 14% [?]

Güncel & Tarih Suat Öztürk on 24 Aralık 2006

Menemen’de ne oldu?

Dün Menemen’de şehit edilen asteğmen Kubilay olayının yıldönümüydü.

Menemen olayı öteden beri popüler bir irtica ayaklanması olarak gösterilir. Olayı gerçekleştirenlerin esrarkeş bir katil ve onun etrafındaki 8-10 serseri olduğu gayrıresmî olarak bilinmesine rağmen her yıl olayın dönümünde irtica uyarıları yapılır, medyadaki tetikçi kalemşörler laiklik alarmına geçerler ve “unutmadık, unutturmayacağız” sloganları bir irticaî ayaklanma olarak adlandırdıkları olayı dillerine dolarlar dururlar.

Bu yıl daha da bir farklı hava estirilmeye çalışıldı. Malum AKP iktidarı ve yaklaşan C.Başkanlığı seçimi nedeniyle, gerginlikten medet umanlar şimdiden gardlarını almaya çalışıyorlar.

Fakat ulusalcı grup günler öncesinden vatandaşları Menemen’e davet etmesine rağmen beklenen desteği görmemiş. Zaten görseydi şaşardım. ADD Genel başkanı Şener Eruygur, Menemen’de 2006 Türkiyesi’nde bazılarının düşünce özgürlüğü adı altında Atatürk’e hakaret ettiğini söylemiş. Eruygur, “Cumhuriyet’ten rövanş almak istiyorlar. Artık son hedeflerine koştukları düşüncesindeler. Erken seçim ne getirir demeyin, Cumhuriyet’i kurtaracak, koruyacaktır. Atatürkçü bildiğimiz bazı kesimler, sine-i milletten çekiniyorlar. Adeta sille-i milleti bekliyorlar.” diye konuşmuş. [Bu sine-i millet lakırdısı da başlı başına bir komedi. A.Turan Alkan’ın “Dön sine-i millete; gör gününü!” başlıklı yazısını hararetle tavsiye ederim.]

Peki bu Menemen olayının aslı astarı nedir? Kopartılan bu fırtınanın temeli tarihsel gerçeklere ne derece uygundur?

Continue Reading »

Popularity: 22% [?]

Güncel & Toplum & Düşünce Suat Öztürk on 23 Aralık 2006

Soldan soldan geliyorlar..

Önceki yazıda işlediğim Müslüman Sol Hareketi konuşulmaya devam ediyor.

Ece Temelkuran da konuya değinmiş. Ama şu son paragrafa bakar mısınız? Nerede yaşıyor Temelkuran?:

Açıklamada şöyle deniyor:

“Türkiye insanının çağdaş talepleriyle toplumun temel değerlerini bir araya getirmeye çalışıyoruz.”

Türkiye’de solun “toplum değerleriyle barışma” çabası eskidir. Hatta solun bu değerlerle “bozuşma” cesareti gösterdiği bile şüphelidir. Daha “barışık” bir sol, sol kalabilir mi? Soldan daha fazla barışmasını isteyenler, solu istiyor olabilir mi?

“Türkiye’de solun “toplum değerleriyle barışma” çabası eskidir. Hatta solun bu değerlerle “bozuşma” cesareti gösterdiği bile şüphelidir.” cümlesine sadece gülünür, geçilir. Yaşadığı memleketten bîhaber klasik köşe yazarı motifi.

Ya son iki cümle?

Continue Reading »

Popularity: 16% [?]

Güncel & Toplum & Düşünce Suat Öztürk on 21 Aralık 2006

Müslüman Sol Hareketi

Ertuğrul Günay ile Mehmet Bekaroğlu’nun başlattığı yeni siyasi oluşum şu günlerde en çok konuşulan konulardan.

Ertuğrul Günay’ın sol kimliğinin, Mehmet Bekaroğlu’nun ise müslüman kimliğinin öne çıktığını biliyoruz.

Herşeyden önce şu gerçeği görmekte fayda var. Ülkemizde “müslüman” ile “sol” kavramlarını bir arada düşünmek hayli zor. Bunun en önemli sebebi, solun felsefî olarak ideolojisinin dayandığı temeldir. Solun farklı anlamları olduğunu söyleyenler çıkacaktır muhakkak ama bazı farklılıklar olsa bile sol temelde marksizme yani diyalektik materyalizme dayanır. Bu felsefe başka herşeyi olduğu gibi dini de diyalektiğin eseri olarak görür ve daha da ötesi toplum için dini “bir afyon” olarak kabul eder. Hal böyle olunca dayandığı temeller itibarı ile sol ile din arasında epey bir mesafenin olması tabiidir.

Türk solu bu toplumun İslam gerçeğine rağmen kendisini devamlı İslam karşısında konumlandırmıştır. Sürekli dindarlar aleyhine tavır almış adeta onlarla her konuda cidalleşmiş ve müslüman kesimin haklı olarak tepkisini çekmiştir.

Continue Reading »

Popularity: 18% [?]

Güncel Suat Öztürk on 20 Aralık 2006

Hayırdır İnşaallah?

Hayırdır inşaallah? İlk kez Ertuğrul Özkök’le hemfikirim. Ya bende birşeyler var ya onda.

Tabi yazısında anlayamadığım (çaktırmadan darbe tarihi vermek gibi) bir hinlik yoksa:

Onbirinci Cumhurbaşkanı

ÖNÜMDEKİ senaryo şu.17 Mayıs 2007 günü saat 16.35…Türkiye Büyük Millet Meclisi biraz önce oylamayı tamamlamış.

TBMM Başkanı Bülent Arınç sonuçları açıklıyor.

Recep Tayyip Erdoğan 354 oy alarak Türkiye Cumhuriyeti’nin 11. Cumhurbaşkanı olmuş.

Continue Reading »

Popularity: 13% [?]

Güncel & Toplum Suat Öztürk on 19 Aralık 2006

Atatürkçü Düşünce sitesi ve Ülke gerçekleri

Artık galiba bizim blog camiasında bilmeyen kalmamıştır, meşhur Ataürkçü Düşünce adlı siteyi.

Meseleye kısaca değindiğim bu yazıyı daha önce yazmış fakat sonradan yayımlamaktan vazgeçmiştim. Yine yayımlamayacaktım aslında ama bu meseleyi o kadar çok dost sordu ki sonunda birkaç küçük düzenleme ve güncelleştirme ile yayımlamaya karar verdim.

Anlaşıldığı kadarı ile AD sitesi “Türbana Hayır” kampanyasına gelen yoğun tepkiler neticesinde yayına uzun bir ara vermiş ama sitedeki bazı yazılara halen ulaşmak mümkün.

Fethi Bey, o günlerde konu hakkında iyi bir yazı yazmıştı. Genel olarak katıldığım için ilgili bölümü alıntılamak istiyorum:

AD sitesini kimlerin idare ettiğini bilmiyorum ama bir şeyden eminim. Bu insan (yahut insanlar) ya çok zeki ya da ebleh birer gerizekalı. Ortada olmalarına imkan yok. İnanın bu konuda net birşey söyleyemiyorum. Anladığım kadarıyla hakaret içeren mesajlar yayınlayıp prim yapmaya çalışıyorlar. Tarzlarından en az 3-4 kişi oldukları anlaşılıyor ama seçmek kolay değil. E-cenaze ve Gelenek sitelerine yansıdığı kadarıyla kendilerine yapılan yorumları beğenmezlerse ya yayınlamıyorlar ya da içini değiştirip öyle yayınlıyorlar. Yani içeriğe müdahale ediyorlar. Siteye yapılan yorumlar da felaket. Bir de genelde bu kabil sitelerde alışık olunduğu üzere imla kuralları, gramer vs. dikkate alınmıyor. Continue Reading »

Popularity: 26% [?]

Duyuru & Toplum Suat Öztürk on 18 Aralık 2006

Bize ihtiyaçları var..

Cumartesi günü adresime İHH ‘nin (İnsani Yardım Vakfı) faaliyet dergisi geldi.

Dünyanın birçok bölgesinde insanlar; kadınlar çocuklar açlıkla pençeleşiyor. Bir çoğumuz burada rahat ve sıcak evlerimizde karınlarımızın son derece çeşitli yiyeceklerle edinilmiş tokluğu yanında, hayatı kolaylaştıran pek çok farklı imkanları da elimizin altında bulundurarak yaşıyoruz. Fakat bırakın bu gibi hayat kolaylaştırı imkanları, hayatını devam ettirecek gıda ve ilaç gibi imkanlardan yoksun milyonlar var ve bizlerden yardım bekliyorlar.

İHH ve benzeri kuruluşlar çok yetersiz de olsa bu insanlara ulaşma çabasındalar. İmkanı olan insanlarımızın bu faliyetlere madden katkı sağlaması gerekiyor.

Malum Kurban Bayramı yaklaşıyor. Böyle günler aslında her daim olması gereken duyarlılığımızı tetikliyor, insancıl hislerimizi kuvvetlendiriyor. Sadece bunlara vesile olması bile bayramların ne kadar anlamlı olduğunu göstermeye yeter.

İHH kurban faliyetleri ile ilgili güzel bir yazı hazırlamış, buraya alıntılıyorum:

Continue Reading »

Popularity: 10% [?]

Toplum & Ahh Benim Memleketim Suat Öztürk on 16 Aralık 2006

Demokrasi nedir? Portakal mı?

CHP Genel Sekreteri Recep Peker 1935′de Parti Programını açıklarken “Zigana dağının üzerinde portakal ağacı dikilmez!” der.

Peker bu sözlerini “demokrasi ne oldu, nereye gidiyoruz?” gibisorulara cevap verirken sarfeder. Peker’in ilgili sözlerinin geçtiği kısma(*) bakalım:

Arkadaşlar! İsviçre’de referandum sistemi vardır. Millet toplanır ve kanuna reyini verir. Elbette demokrasinin en ileri tatbiki budur! Meselâ Fransa bunu neye yapmıyor? Elbette İsviçre’nin şartlarına uyan bu usûlün Fransa’da tatbik imkanı bulunmuyor. […] Demokrasi bir nass, bir ayet değildir; bir ruh, bir espri ve bir mânâdır. Yapılan işler akıl süzgecinden geçirildikten sonra muhit denilen icaba uydurulduktan sonra tatbik edilirse fayda verir, kök tutar. Zigana dağının üstüne portakal ağacı dikilmez! Biz “Filan millet veyahut filan yerde böyle yapmışlar, biz de aynını tatbik edelim” diyenlerden değiliz. Biz memleketimize uygun olan ulus işine elvereni tatbik ederiz; ve ulus işlerinde taklid ve dış görünüşle beğendirme yerine hayata uygun doğru yolları buluruz.

Peker diyor ki yapılacak işlerin faydalı olması için “akıl süzgecinden geçirildikten sonra muhit denilen icaba uydurulduktan sonra” tatbiki gerekir.

Peker’in sözlerini alıntılamak aklıma Mustafa Akyol’un sitesinde bir tartışma sırasında yorumculardan birisinin mealen “demokrasi tamam ama bunun şartları var, önce halkın bilinçlenmesi gerekir” demesi üzerine geldi. Ayrıca aynı yorumcu çeşitli yazılarında bu bilinçlenmenin olmaması yüzünden mevcut siyasal tabloların ve siyasal sıkıntıların görüldüğünü söylüyor.

Continue Reading »

Popularity: 14% [?]

Toplum & Ahh Benim Memleketim Suat Öztürk on 15 Aralık 2006

“En büyük asker bizim asker”

Bugün(*) [25/05/2006] çok duygulu anlar yaşadım. Çok sevdiğim bir arkadaşımın kardeşini askere uğurladık. Gerçi teslim zamanına daha var ama uğrayacağı başka şehirler ve bitirmesi gereken işleri olduğu için taze doktor kardeşimizle biraz erken vedalaşmak durumunda kaldık.

Öğleden sonra otogara geldiğimizde ortalık ana-baba günüydü. Mayıs tertibi normal asker sevkiyatı ile çakıştığı için otogarın tamamı askerdi. Askerimizi unutup, etrafı gözlemlemeye başladım.

Her çeşit insan vardı. Varoşlardan, civar köylerden, sosyetik semtlerden anne baba ve diğer akraba-i tâlukat evlatlarını uğurlamak için yerlerini almışlardı. Askerler de çeşit çeşitti haliyle. Doktorundan, tamirci kalfasına, tezgahtarından çok lüks bir jeeple gelen sosyete çömezine kadar çeşit çeşit insan. Tam bir kozmopolit ortamdı; bir Türkiye fotoğrafıydı karşımda olan.

Annelerin kimisinin elinde Yasin cüz’ü, kimisinin elinde tespih, kimisin de dudaklarında dualar vardı. Tabii ki gözlerinde de yaşlar. Çocuklarını askere, “Peygamber ocağına” gönderiyorlardı. Bir yandan da davullar ve zurnalar çalmaya başladı. Taze askerler halay çekmeye koyuldular; sanki düğüne gidiyormuş gibi.

Continue Reading »

Popularity: 12% [?]

Güncel & Ahh Benim Memleketim Suat Öztürk on 13 Aralık 2006

Bir garip memleket

Garip bir ülkede yaşıyoruz. Hükümet dış politikada bir manevra yapıyor ve bu manevraya ilişkin olarak Genelkurmay Başkanı -bu teknoloji çağında- Başbakanı arayıp bilgi alacağına andıç sabıkalısı medya kalemşörünü (E.Özkök) arıyor “bundan haberimiz yok” diye. Ve bunu yazmasını istiyor. (Hoş; niçin haberi olması gerektiği de ayrı bir konu.)

Ardından C.Başkanlığı “bizim de haberimiz yok” diyor. Ama sonradan dışişlerinin her iki kurumu da bilgilendirdiği ortaya çıkıyor. İlginç olanın ise dışişlerinin manevrasının çok daha önceden açıklanan ve MGK’da da görüşülen “Kıbrıs Eylem Planı” na uygun olması.

Bir de ben anlayamıyorum, neden orduya sorulacak?

Sebep ne yani? Bu konu siyasal bir karar değil mi?

Bu konu çok olsa MGK da tartışılabilir.

Gerçi olur olmaz herşeye “tavsiye!!” kararı veren MGK, en lazım olduğu zamanlarda, mesela Irak tezkeresi ve Lübnan tezkeresi öncesinde “ne hikmetse” sessiz kalmış, topu hükümetin daha doğrusu meclisin üstüne atmıştı.

Continue Reading »

Popularity: 11% [?]

Toplum & Düşünce Suat Öztürk on 11 Aralık 2006

Karl Terzaghi ve Doğu-Batı

Prof.Dr.Karl Terzaghi (1883-1963) Avusturya kökenli bir Amerikalı. Harvard’da hocalık yapmış. Zemin mekaniğinin yaratıcısı olarak kabul ediliyor. 1916-1925 yılları arasında İstanbul’da bulunmuş ve ders vermiş.

Karl Terzaghi 1925′de Boston’da Twentienh Century Club’da bir konferans verir ve bu konferansında 1916′dan itibaren Türkiye ile ilgili edindiği izlenimlerinden sözeder. Tabi Türkiye’de kaldığı yıllar hasebiyle Mütareke yılları, Milli Mücadele, Mustafa Kemal, Cumhuriyet ve kurucu kadrosu, bu kadronun yöneldiği istikamet gibi konularda bir takım gözlemleri/yorumları vardır ve konferansta bu yorumlarını aktarır.

Bu konferansın ilgili bölümünün notlarını yıllar önce Tarih ve Toplum’da okumuştum. (Karl Terzaghi, Türkiye Anıları, “Tarih ve Toplum” sy. 128. Ağuston 1994) Neler okuduğumu hatırlamadığım gibi Karl Terzagni adını da -bu bağlamda- tamamen unutmuşum.

Geçenlerde Arasokakların Tarihi‘ni okurken yazarın Karl Terzagni’nin ilgili konferanstaki notlarından yaptığı alıntıları gördüm. Hemen hemen on yıl önce okuduğum ve o zaman muhtemelen pek bir şey de anlamadığım bu satırları sizlerle de -son zamanlarda bu sitede tartıştığımız konular bağlamında olduğundan- paylaşmak istedim.

Continue Reading »

Popularity: 17% [?]

Güncel & Röportaj Suat Öztürk on 11 Aralık 2006

Atilla Yayla ile Röportaj

Radikal’den Neşe Düzel üstüste güzel röportajlar yapıyor. Dinlerarası Diyalog Platformu’nun Başkanı Prof. Niyazi Öktem’le Papa’nın gelişi öncesi yaptığı röportaj dikkat çekiciydi. Daha sonra da ünlü tarihçilerimizden Prof. Kemal Karpat ile oldukça önemli tespitler içeren ve tartışmalara yolaçan bir röportaj yapmıştı.

Zaman yokluğundan değinemediğim bu röportajlara hayıflanırken Neşe Düzel’in bugün de Atilla Yayla ile yaptığı röportaj yayımlandı.

Atilla Yayla sorulara cevap verirken hem tartışmalı sözlerine açılım getiriyor hem de Kemalizmi eleştirmeye devam ediyor. Üniversitelerde akademik özgürlük olmadığına da değinen Yayla’nın sözlerinin dikkatimi çeken bazı kısımlarını buraya alıntılıyayım dedim ama kesmeye kıyamadım. Röportajın tamamını ister buradan isterseniz aşağıdan okuyabilirsiniz:

Continue Reading »

Popularity: 10% [?]

Next Page »