Nesin Vakfı
Türkiye’deki kategorize hastalığından şu yazıda sözetmiştim. Ülkedeki benzeri bir başka ilkelliği de ‘ilkelerine uygun’ davrananların başına gelenlerde görüyoruz.
Hatırlayalım, Aziz Nesin’in büyük oğlu Matemetikçi Prof. Dr. Ali Nesin bir süre önce ‘Başörtüsüne Özgürlük’ -olarak da bilinen ‘üniversitede özgürlük’ (*) - bildirisine imza atmış ve daha o günlerde -başta kardeşinden olmak üzere- birçok tepki almıştı.
Meğer devamında çok daha üzücü şeyler olmuş. Üstelik vakfa yapılan yardımlar bıçak gibi kesilmiş. Çocukların ihtiyaçlarının giderilebilmesi için yakın dostlarına mektup gönderip yardım isteyen Nesin, ‘Allah versin’, ‘başka kapıya’, ‘Fethullah’tan iste’ gibi akıl almaz cevaplarla karşılaşmış.
Ne i…liğinin ne alçaklığının kaldığını söyleyen Nesin, “Bazıları bağışlarını geri istedi. Verdim. Kendi hesabımdan verdim. Vakıf hesaplarından yollayamazdım, yasal olmazdı. Ama sanki pis bir şey yemişim gibi bir duygu kapladı içimi, iğrendim, ağzımı yıkamak, dişlerimi fırçalamak istedim. Bu kişilerin parasının Vakıf’a girmesini istemezdim. Bileydim… Babam, bir gün Vakıf çocuklarının savurganlığına kızıp, ‘Bu vakfa bir kuruş haram para girmemiştir’ diye bağırmıştı. Çok etkilenmiştim bu sözden. Hâlâ daha gözlerim yaşarır babamın bu sözleri aklıma geldikçe. Ben de aynı gururu yaşamak ve yaşatmak isterdim. Maalesef bu hakkım elimden alındı.” diyor.
‘Mahalle baskısı’ tabiriyle topluma giydiren, dogmatizmi bazı ideolojilere has zanneden çağdaş yobazlara kapak olsun bu sözler. (**) Bundan âlâ mahalle baskısı mı olur?
Ali Nesin’in felsefî anlamdaki birçok düşüncesinden fersah fersah uzağımdır; böyle ritüelsel ve reflekstif tepkileri de sevmem aslında ama önümüzdeki ay İstanbul’a gelme ihtimalim var ve gelirsem ilk işim Nesin Vakfı‘nı ziyaret etmek olacak.
(*) Ben baştan sadece ‘başörtüsüne özgürlük’ bildirisi demiştim, öyle bilinmesinin verdiği yanılgıyla.. Oysa doğrusu ‘üniversitede özgürlük’ olacaktı. Uyarısı için Bülent bey’e teşekkürler.
(**) Böyle bir nefret ile ortasından yarılan bir toplum bu tahribatı nasıl saracak bilmiyorum. Buralarda entelektüel açıdan bu zihniyeti paçavraya çeviriyoruz ancak gündemde bu tartışma sürdükçe fay hattı derinleşiyor maalesef. Doğan grubu k.çına kına yakmak için sokaklarda birbirimizi kesmemizi mi bekliyor bilmem ama yayınlarına bakarsak bu derinleşmeye rağmen hala tatmin olmadıklarını görmek zor değil.
0 comments
Kick things off by filling out the form below.
Siz de fikrinizi belirtin: