Arsiv - Kategoriye gore : "Kadın"



Kadın & Bilim & İslam Suat Öztürk - 13 Mart 2007

Değişen Dünyada Feminizm

[Not: Bu yazı daha önce üç bölüm halinde yayınladığım “İki Feminizm Arasında” başlıklı yazıların birleştirilmiş ve -sanki yeterice uzun değilmiş gibi- biraz daha genişletilmiş halidir. Okumaya niyetlenenlere duyurulur.]

***

Feminizm ve cinsel devrim kuşkusuz son 40 yılın en çok konuşulan konularından. Konunun Batı dünyası ile Türkiye’de tartışılma ekseni her ne kadar farklı da olsa ortak kökenden kaynaklanan bir mesele olduğu aşikar.

Ben bu yazıda bir Batılı müslüman entelektüelin Feminist akımdaki değişimleri irdeleyen makalesini (link için Bülent Bey’e teşekkürler) özetlemek ve değerlendirmek istiyorum.

Bahsettiğim entelektüel (A.Hakim Murad) Tim J. Winter. Winter 1960 doğumlu bir İngiliz. Çeyrek asır önce Kahire’de Arapça ve İslamî ilimler tahsili sırasında ihtida etmiş. (Müslüman olmuş.) Cambridge Üniversitesinde öğretim görevlisi olan Winter bir İslam uzmanı.

Winter daha önce de İslam, kadın ve feminizm üzerine “İslam, Irıgaray ve Cinsiyetin yeniden tanzimi” başlıklı uzun bir makale yayımlamıştı. [Bunun yanında başka makalelerinin de bulunduğu bir kitabı “Postmodern Dünyada Kıbleyi Bulmak” adıyla Türkçeye çevrildi.]

Çevirisine Karakalem’in Kasım-Aralık 2006 sayısında rastladığım “İki Feminizm Arasında” başlıklı bu makaleyi üç bölüme ayırabiliriz.

Birinci bölümde Winter “en insaflı ve rikkatli feminist yazarlardan” diye tanımladığı Germanie Greer’in 1999′da çıkan “The Whole Woman” adlı kitabını ele alarak batılı feminist söylemin otuz yıllık süre içinde sosyal ve bilimsel bağlamda nasıl değişme uğradığını gözler önüne seriyor. Winter 1970′lerdeki feminizmin, daha ziyade erkeklerin ve kadınların cinsiyet farklılıklarını sosyal bir inşa kabul eden anlayışın kırılmasına yönelik “eşitlik feminizmi” iken, 1990′lardaki feminizmin erkek-kadın farklılığının şekillenmesinde kadın ve erkek “tabiatının” çok önemli olduğu inancına dayanan ” farklılık feminizmi” olduğunu ileri sürüyor.

Devamini Oku »

Popularity: 27% [?]

Kadın & Düşünce Suat Öztürk - 28 Ocak 2007

Kadınlar Ne İster?

Yok, Mel Gibson’ın “What Women Want?” filminden   bahsetmiyorum.

Ekşi sözlükte bir yazarın “Freud’un ölürken bile delicesine merak ettiği şey” dediği “Kadınlar ne ister?” sorusu hiç kuşkusuz dünyanın en zor sorularından birisi.

Kadınların ne istediğine gelmeden önce biraz “aşk”tan bahsedeyim.

Hiçbir zaman aşka itibar etmedim; yok elbette ben de aşık oldum/olduğumu sandım -hem de birkaç kez- ama  “insanî aşk” kavramını gerçekçi görmedim.

Epey zaman önce materyalist bir yorumcu ile “insan zihni ve duyguları”nı tartışırken muhatabım aşk için “Doğanın neslin devamının garantisi için bulduğu iki cinsi birbirine bağlayan geçici tutkal”  ifadesini kullanmıştı.

Elbette materyalizmin insan zihni ve duygularını beyindeki nöronların etkileşiminden ibaret gören bakışına katılmıyorum ama aşkın “geçici” olduğunda hemfikirim.

Birçok kişi “hoşlanmak” ya da “hayran olmak” ile “aşk”ı kolayca birbirine karıştırdığı için “aşk”  kolayca olunabilen, tabii kolayca olunduğu için de kolayca üstesinden gelinebilen ucuz ve sıradan bir duyguya dönüştürülüyor.

Halbuki aşk başkadır.

Devamini Oku »

Popularity: 58% [?]

Kadın & Bilim & İslam Suat Öztürk - 10 Aralık 2006

İki Feminizm Arasında - III [Son]

İki Feminizm Arasında - I başlıklı ilk yazıda Winter’in, -ilk dönem radikal feministlerinden olan ama daha sonra görüşünü yeni feminist söylem eksenine kaydıran- Germanie Greer’in, 1999′da çıkan “The Whole Woman” adlı kitabını ele alarak batılı feminist söylemin otuz yıllık süre içinde sosyal ve bilimsel bağlamda nasıl değişme uğradığını işlediği makalesini değerlendirmiştim.

İkinci yazıda da aynı makalenin feminizm bağlamında kadın ve erkek farklılıklarına ilişkin son bilimsel bulguları yorumlayan bölümlerini işlemiştim.

Ve son bölüm. Tüm bunların İslamî açıdan kısa bir değerlendirmesi.

Winter son bölümün girişinde “ben şimdi devam etmek ve Müslümanlar olarak, arzu ettiğimiz, esas noktaları vahiyle belirlenmiş bir topluma dair kendi anlayışımızı ortaya koymak için, bu keşiflerin sonuçlarından bahsetmek istiyorum.” diyor ve eski feminist polemiğin, erkeğin ve kadının doğuştan gelen kişilik özelliklerine duyulan inanç temelinde,İslâm’a karşı artık daha fazla tutunamayacağını belirtiyor.

Müslüman dünyada yeni bilimsel bulguların ve yeni feminizmin henüz pek bilinmediğine vurgu yapan Winter, Türkiye’nin yönetici elitlerinden Bangladeş’teki Teslime Nesrin’e kadar, seküler kesimin, ısrarla cinsiyet farklılıklarının ve işyerlerindeki eşitsizliklerin toplum mühendisliği yoluyla ve yeni tavırların telkiniyle bertaraf edilebileceğini söylemeye devam ettiklerini belirtiyor.

Devamini Oku »

Popularity: 24% [?]

Kadın & Bilim & İslam Suat Öztürk - 01 Aralık 2006

İki Feminizm Arasında - II

T.J.Winter’in bir dergideki makalesine atıfla aynı konuyu işlediğim ilk yazıda “İkinci bölümde ise feminizm bağlamında kadın ve erkek farklılıklarına ilişkin son bilimsel bulguları yorumlayan Winter, son bölümde de tüm bunların İslamî açıdan bir değerlendirmesini yaparak makalesini bitiriyor.” demiştim.

Winter’in makalesinin ikinci bölümünü bu yazıda inceleyelim. Bu bölüm feminizm bağlamında daha çok kadın ve erkek farklılığına ilişkin son bilimsel bulguları kapsıyor.

Winter’e göre Feministler arasında yankıları olan en belirgin alan, cinsiyetleri ayıran fiziksel güç farklılıkları alanıdır. Hayatın fiziksel güç ve çeviklik gerektirdiği alanlarında erkeklerin avantajlı olmaları ve kadınların bu güçten yoksun olduklarının farkedilmesiyle, eşitlik çabası başarısız olmuştur.

Bu konuda bir örnek veriyor Winter.

İngiliz ordusunda kadınların ve erkeklerin benzer görevlere tabi tutulmasını garanti eden ve cinsiyet ayrımı yapmayan “seçme prosedürler” adı verilen 1998 kuralları uygulanmıştır. Sonuç, kadınların yaralanmalarında erkeklere nisbeten muazzam bir artıştır. Aşırı yüklenmeye bağlı yaralanmaların tıbbî yükü , mesela zorlamaya bağlı kırıklar, erkekler için yüzde 1.5 olarak hesaplanırken, kadınlar için yüzde 4.6 ve yüzde 11.1 arası herhangi bir değerdedir. Bu durum hakkında bir rapor derleyen ordu görevlisi Yarbay Doktor Gemmell, kadınların kemik büyüklüğü ile kas ağırlığı arasındaki farkın kadın iskeletine erkeklere oranla yüzde 33-39 daha fazla baskı uyguladığını belirtmiştir. Sonuç şudur: Sosyal değişimler kadınların aktif çatışmalardan hariç tutulmasını destekleyen geleneksel ahlakî gerekçeleri aşmış olsa da, yalnızca tıbbî deliller İngiliz ordusunu kadınları piyadelikten ve Kraliyet Zırhlı Birliği’nden uzak tutmaya zorlamaktadır.

Devamini Oku »

Popularity: 22% [?]

Kadın & Bilim & İslam Suat Öztürk - 20 Kasım 2006

İki Feminizm Arasında - I

(A.Hakim Murad) Tim.J.Winter’ den daha önce eski blogumda bahsetmiştim. Winter 1960 doğumlu bir İngiliz. Çeyrek asır önce Kahire’de Arapça ve İslamî ilimler tahsili sırasında ihtida etmiş. (Müslüman olmuş.) Cambridge Üniversitesinde öğretim görevlisi olan Winter bir İslam uzmanı.

Winter daha önce İslam, kadın ve feminizm üzerine “İslam, Irıgaray ve Cinsiyetin yeniden tanzimi” başlıklı uzun bir makale yayımlamıştı. [Bunun yanında başka makalelerinin de bulunduğu bir kitabı “Postmodern Dünyada Kıbleyi Bulmak” adıyla Türkçeye çevrildi.]

Winter’in yine feminizm üzerine yayımladığı uzun bir makalesinden (Link için Bülent Bey’e teşekkürler.) bahsetmek istiyorum. Çevirisine Karakalem’in Kasım-Aralık 2006 sayısında rastladığım “İki Feminizm Arasında” başlıklı bu makaleyi üç bölüme ayırabiliriz.

Birinci bölümde Winter “en insaflı ve rikkatli feminist yazarlardan” diye tanımladığı Germanie Greer’in 1999′da çıkan “The Whole Woman” adlı kitabını ele alarak batılı feminist söylemin otuz yıllık süre içinde sosyal ve bilimsel bağlamda nasıl değişme uğradığını gözler önüne seriyor. Winter 1970′lerdeki feminizmin, daha ziyade erkeklerin ve kadınların cinsiyet farklılıklarını sosyal bir inşa kabul eden anlayışın kırılmasına yönelik “eşitlik feminizmi” iken, 1990′lardaki feminizmin erkek-kadın farklılığının şekillenmesinde kadın ve erkek “tabiatının” çok önemli olduğu inancına dayanan ” farklılık feminizmi” olduğunu ileri sürüyor.

Devamini Oku »

Popularity: 15% [?]

Kadın & İslam Suat Öztürk - 22 Eylül 2006

‘İslam ve Kadın’ konusu üzerine..

“Philo - Sophia - Loren” Dücane Cündioğlu‘nun “kadın” konusunda yazdığı makalelerini topladığı kitabının adı.

Yazıların bazılarını epey önce okumuştum; kitabı da geçen yıl okudum. Cündioğlu birçok konuda olduğu gibi “kadın” konusunda da esaslı bir modernite eleştirisi yapıyor.

Cündioğlu bir İslam felsefecisi; yurtiçinde ve özelikle yurtdışında, üniversitelerde İslam felsefesi üzerine dersler veriyor. Oldukça üretken bir yazar. Yeni Şafak’ta da hafta sonu yazılarına devam ediyor. Amacım Dücane Cündioğlu’nu ya da kitabını tanıtmak değil; kitapta da yeralan bir makalesi vasıtası ile “İslam ve kadın” konusu üzerine düşüncelerimi paylaşmak.

Son yıllarda gerek gazetelerde gerekse internet sitelerinde “İslam ve Kadın” konusunda bolca yazı yazılıyor, tartışmalar yapılyor. Fakat bu yazılara ve tartışmalara baktığımızda meseleyi bütüncül anlamda tartışmak yerine bir kesit alınıp onun üzerine düşünce üretildiğini, kadın konusundaki tartışmaların merkezine “fıtrat” yerine “modernite” nin alındığını görüyoruz.

Cündioğlu’nun kitabın arka kapağına da bir kısmını aldığı makalesinden “İslam ve Kadın” konusunun hareket noktasının ne olması gerektiğine ışık tutacak bir bölüm aktarmak istiyorum : Devamini Oku »

Popularity: 10% [?]

Kadın & İslam Suat Öztürk - 17 Haziran 2006

Nisyan

Şeyhin biri müridiyle giderken bir köyün yanından geçmişler. Şeyh demiş ki:

-Evladım, ben şu incir ağacının altında biraz nefesleneyim, sen de al şu testiyi, git köyün çeşmesinden dolduruver bir zahmet.

Mürid gitmiş çeşmeye. Bir de ne görsün, çeşmenin yanında dünya güzeli bir kız testisini dolduruyor. Takılmış peşine. Yolda aşkını ilân edivermiş. Kız da ondan hoşlanmış ve “Babamdan iste beni” demiş. Delikanlı da gidip babasından Allah’ın emriyle, Peygamber’in kavliyle kızı istemiş. Adamın gözü delikanlıyı tutmuş, “verdim gitti” demiş. Derken çocukları olmuş, aradan yıllar geçmiş, çocuklar büyümüş, hatta en son babalarına demişler ki:

-Baba bize destur ver de gidip rızkımızı arayalım.

Çocuklar gitmişler, derken bizimki iyice yaşlanmış. Bu sırada kayınpederi vefat etmiş, çok geçmeden hanımını da kaybetmiş ve öylece yalnız, tek başına kalmış. Birdenbire incir ağacının altında unuttuğu şeyhini hatırlayıp “Eyvah!” demiş, “Ben ne yaptım?” Hemen koşup bir testi almış ve çeşmeye gidip doldurduktan sonra koşa koşa incir ağacının yanına gitmiş.

Bir bakmış ki şeyh hâlâ ağacın altında, ayaklarını uzatmış oturmakta. Şeyh tebessüm ederek şöyle demiş bizim delikanlıya:

-Evladım nerede kaldın? Az kalsın ben de gidecektim!

* * *

Buyrun kıssadan hisseye…

Popularity: 14% [?]