Ahh Benim Memleketim Suat Öztürk - 28 Nisan 2007

Ah Benim Memleketim..

Genelkurmay Başkanlığı’nın gece yarısı bildirisi gündeme bomba gibi düştü. “Kulaklarımı diktim bekliyorum” demiştim hatırlarsanız. Maalesef bekledigimiz haber gece yarısı geldi. Genelkurmay Baskanlığı çok sert bir laiklik açıklaması yaptı ve Cumhurbaskanlığı sürecini de isin içine katarak Gül’ün adaylığına karşı olduğunu da zımnen açıklamış oldu.

Metne baktığımızda “ne yapılmalı” kısmına girilmeyip sadece “sorunlar” dile getirildiği için bu muhtırayı  28 Şubat sürecinden ziyade 12 Mart Muhtırası ile karşılaştırmak daha doğru olur kanaatindeyim.

Bu metin cok açık bir biçimde “muhtıra”dır. Maalesef başımıza yine böyle bir şey geldi. Şunu kesin olarak söyleyebilirim ki demokratik düşünceye sahip her  “sivil”in siyasete/ demokrasiye böylesi müdahaleleri şiddetle reddetmesi gerekir. Bunun “ama.. işte şu var.. böyle olsaydı..”  vs vs gibi bir şerhi de olamaz.

Devamini Oku »

ikili opsiyon demo

Popularity: 4% [?]

Güncel & Ahh Benim Memleketim Suat Öztürk - 27 Nisan 2007

“Merkez Sağ” sizlere ömür..

 

Son ana kadar Genel Kurul’a gireceklerine dair ümidim vardı. “Yazıklar olsun” demek ağır mı kaçar bilmiyorum. Ağar ve Mumcu artık ne yüzle “demokrasi”den bahsedecekler halkın karşısına çıkıp?

Yaptıkları açıklamalar da şecaat arzederken sirkatin söylemeye benziyor. Hem “184 yeterli, 367 zorlama” diyorlar hem de bu zorlamayı yapacağını bile bile CHP’nin ve oligarşinin ekmeğine yağ sürüyorlar. AKP’ye kızabilirsin, Erdoğan’dan ya da Gül’den nefret de edebilirisin. Ve bu tepkini Genel Kurul’a girerek “red” oyu vererek gösterirsin. Genel Kurul’u boykot ne oluyor? Üstelik tetikte bekleyen oligarkları bilip dururken..

ANAP ve DYP’nin yaptığı oligarşiye açık destektir.

Devamini Oku »

Popularity: 3% [?]

Güncel & Ahh Benim Memleketim Suat Öztürk - 26 Nisan 2007

Demokrasi ve Hokkabazlık..

Böyle bir ülke dünyada başka var mıdır bilmiyorum. Oyun içinde oyun, dümen içinde dümen.  Kulaklarımı diktim bekliyorum diye yazmıştım geçen hafta, korkum -daha çok alt düzeyden- bir askeri müdahaleydi. Bunun olmayacağı iyice belirginleşti ama şimdi de siyasallaşan hukukun hokkabazlık yapmak suretiyle TBMM iradesine sekte vuracağı endişesi sardı beni.

Tabii ki şu meşhur 367 olayından bahsediyorum. Meseleyi biliyorsunuz, bir süre önce Yargıtay Eski Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili olarak ilginç bir yorum yaptı. Kanadoğlu  cumhurbaşkanlığı seçiminin en az Meclis’in üçte ikisini oluşturan 367 milletvekilinin hazır bulunması ve oy kullanması durumunda gündeme alınabileceğini belirtti ve anayasanın 102. maddesinin “Cumhurbaşkanı TBMM üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilecektir” hükmünü taşıdığını, karar için aranan nitelikli çoğunluk üzerindeki katılımın aynı zamanda toplantı yeter sayısı olduğunu öne sürdü.

Önce meselenin teknik kısmına bakalım sonra  da ideolojik olarak nasıl kullanılabileceğine..

Devamini Oku »

Popularity: 5% [?]

Güncel Suat Öztürk - 24 Nisan 2007

Hayırlı Olsun..

11.Cumhurbaşkanımız belli oldu: Abdullah Gül.

Çok çok anormal birşey olmaz ise önümüzdeki günlerde TBMM tarafından seçilerek  Sezer’den görevi devralacak.

Daha önce yazdığım “Erdoğan Cumhurbaşkanı Olmalı mı?” başlıklı yazımda, ülkedeki siyasi tabloya baktığımda en doğru C.Başkanı adayının Abdullah Gül olduğunu söylemiştim. Bu temennimin gerçekleşecek olmasından dolayı çok memnunum.

İlgili yazımın son kısmında Gül’ün Cumhurbaşkanlığı için  şöyle demiştim:

Bu olduğunda Erdoğan bir taşla pek çok kuş vuracak:

1. Partisinin başında kalacak ve daha uzun yıllar siyaset yapabilecek. Emanetçi algı ve sıkıntısına neden olmayacak. Meydanlara inecek, ekonomik istikrarı ve liderlik yeteneğinin  getirdiği teşkilatçı yapısını ve karizmasını da kullanarak seçimlere daha güçlü girecek, yine tek başına iktidar olarak çıkacak. Parti içinde de Gül’e itiraz olmayacağı için hiçbir huzursuzluk olmayacak.

2. Muhalefetin ağzındaki sakızı alacak, Gül’e itiraz bile edemeyecekler. Dayandıkları tüm stratejileri çökecek. 367 gibi komik hukuk hokkabazlıklarına da başvurunca iyice rezil olacaklar.

3. Kimse “geri çekildi” de diyemeyecek; çünkü Gül’ün eşi de tıpkı Erdoğan gibi başörtülü. Gül’de tıpkı Erdoğan gibi Milli Görüş kökeninden geliyor.

4. Gül metazori kabullenilince de malum çevrelerin gazı alınmış olacak. Ülke normalleşme sürecine girecek.

Devamini Oku »

Popularity: 7% [?]

Teneffüs Suat Öztürk - 22 Nisan 2007

Faust ve Mephisto [Yeniden]

Johann Wolfgang von Goethe (1749 - 1832)Geçen yıl haziran ayında bir yazımda Goethe’den ve eseri Faust’tan bahsetmiştim. O zaman durduk yere konu etmeme vesile,  büyük oğlumun Faust’un Almanca nüshasını kütüphanemden eline geçirip  karalaması ve tanınmaz hale getirmeseydi.

Tevafuk; bu sabah da daha önce hırpalanan nüshayı bu kez küçük oğlum eline almış, aynı işlemleri yapıyordu..

Bu tevafuk vesilesiyle son günlerde yaşanan olayların kasvetine pazar günü bir Goethe yazısı ile ara verelim diyor ve o yazımı buraya alıyorum:

***

Goethe‘nin Faust‘unu okudunuz mu bilmiyorum.  Faust, Goethe’nin en önemli iki eserinden birisidir. Yazılması 62 yıl süren Faust, sadece Goethe’nın değil, dünya edebiyatının da en önemli klasiklerindendir. Faust, çağının bütün bilimlerini öğrenmeye çalışan, büyücülüğe meraklı, gezgin, bilgi ihtirası içinde kıvranan, karamsar bir kişidir. Mutluluğu aramakta ama bir türlü bulamamanın acısıyla kıvranmaktadır. Mephisto ise şeytanı temsil eder. Faust’un bu durumunu fırsat bilip onu kolayca baştan çıkarabileceğini, istediklerini yaptırabileceğini düşünür.

Devamini Oku »

Popularity: 10% [?]

Güncel & Toplum & Ahh Benim Memleketim Suat Öztürk - 20 Nisan 2007

Malatya Cinayeti..

Malatya’da korkunç bir cinayet işlendi. Bu süpriz mi? Kesinlikle değil.  Aşırı sağ/dinsel milliyetçilerle ulusalcıların kolkola vererek “aha ülke satılıyor, aha misyonerler cirit atıyor, aha yabancılar yerleşiyor,” tamtamlarının doğal sonucu. Eğitimsiz, işsiz, geleceğe dair umudu olmayan genç kitleler bu tür söylemlerden etkileniyor ve ortaya bu gibi korkunç olaylar çıkıyor.

Bu vahşi cinayetin ardında spesifik olarak sadece bu gibi olayları arıyor değilim. Ve ardında bambaşka hesaplar olduğunu, bu tetikçilerin dine, vatana hizmet ettiklerini sandıklarını ama aslında kukladan ibaret birer ahmak olduklarını düşünüyorum. Ama kitlelere sürekli böyle söylemeleri empoze ederseniz bu tip cinayetler için kullanılacak gönüllü tetikçi bulunmakta hiç zorlanılmaz.

İslam’ın savaş sırasında bile din adamlarına, masum  insanlara dokunmadığını bilemeyecek kadar İslam cahili müslümanlarımız, böyle bir cinayetin Türkiye’nin dışarıdaki görünüşünü çok kötü etkilediğini anlayamayacak kadar gerizekalı vatanseverimiz var maalesef.

Hem şu sıralar vaktim yok hem de aynı şeyleri yazmaktan usandım artık. Allah sonumuzu hayretsin..

Bekir Ağabey hislerime tercüman olmuş. Mutlaka okuyun derim.

Ve konu hakkında iki yazı daha:

Fehmi Koru: Lânetlemek yetmez…
Hüseyin Gülerce: Malatya içinde vurdular bizi..

 

Popularity: 12% [?]

Güncel & Ahh Benim Memleketim Suat Öztürk - 17 Nisan 2007

Kulaklarımı diktim, bekliyorum..

Aslında aklımda yazacak bir çok konu var. Birkaç yerde eşcinsellik ile alakalı tartışmalara girmiştim, o konudaki görüşlerimi toparlayacaktım. Bir başka sitede küresel ısınmayı hafife alan ve bunun artık bir rant haline getirildiğini savunan görüşler okudum ve karşı çıktım, bunlarla ilgili yazacaklarım vardı. Yine bir başka konu vardı aklımda: “Kötülük sorunu” ve “teodise”

Ama yazamıyorum. Yani sitemi bunlarla meşgul etmek ve gündemden kopmak istemiyorum.

Çünkü kulaklarım dikik vaziyette Ankara’ya, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kilitlenmiş durumdayım.

Kaç kişi bunun farkında bilmiyorum ama çok önemli günlerden geçiyoruz. Yakın tarihimize özellikle 60 sonrasına baktığımızda geçirdiğimiz günlerin gecikmiş bir “darbe öncesi ortamı” olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Bakmayın siz, yazılarımızda darbe ihtimaline dair küçümseyici ve alaycı söylemler kullanıyoruz/kullanıyorlar  ama bu ülkede 46 yıl önce seçilmiş Başbakan uyduruk bir yargılama ile asıldı, 10 yıl önce -yine seçilmiş- bir bakan -üstelik de bayan- yağlı kazığa oturtulmakla tehdit edildi.

Olanın bir kez daha olmaması için yeterli sebep yok. Bunu sadece paranoyak bir refleksle söylemiyorum elbette.

Devamini Oku »

Popularity: 15% [?]

Güncel Suat Öztürk - 16 Nisan 2007

İlk aday belli oldu: Aliye Öztürk

Bugün Mustafa Akyol’un sitesinde gördüm. İlk resmi C.Başkanı adayımız belli olmuş: Aliye Öztürk. Akyol, “Aliye Öztürk hanımefendi Çankaya’ya çıkarsa, sanırım memleketimiz düzlüğe çıkar” diyor. Merak edip Aliye Hanım’ın sitesine baktım. Benim de aklıma yattı. Kampanyasını destekliyorum. Sitesini mutlaka inceleyin derim. (Bu da kısa bir tanıtım videosu )

Popularity: 13% [?]

Ahh Benim Memleketim Suat Öztürk - 14 Nisan 2007

Tandoğan’da Bir Yürüyüş..

SARIKIZ: Eski Kuvvet Komutanı Özden Örnek’in günlüklerinde geçen,  planlanan darbenin kod adı.

Popularity: 17% [?]

Güncel Suat Öztürk - 12 Nisan 2007

Erdoğan Cumhurbaşkanı olmalı mı?

[12 Nisan 2007 tarihinde Derin Düşünce sitesinde yayınlandı.]

Herhalde hiçbir dönemde siyasi konjektür bu C.Başkanlığı seçimleri öncesinde olduğu kadar karmaşık olmamıştır.  Hem iktidarın hem de muhalefetin birbirlerini vurmak için yeterli cephaneleri mevcut.

Bu konuda aslında bazı çevrelerin höykürmeleri hariç oldukça normal günler yaşıyoruz. Görülen o ki piyasalar Erdoğan’ın da başka göstereceği herhangi bir ismin de C.Başkanlığını satın almış durumda.

Şu bir gerçek ki gerek şartlar gerekse muhalefetin çığırtganlığı Erdoğan’ı Köşke çıkmaya zorluyor. Çünkü Erdoğan, köşke çıkmaması durumunda muhalefetin “bak işte çıkarttırmadık” vb söylemlerine muhatap olmak zorunda olacak. Bu durum İlk bakışta AKP’nin tabanına karşı bir mahcubiyeti ve genel seçmen kitlesi nezdinde Erdoğan’ın karizmayı çizdirmesi olarak görülse de Erdoğan bunu, gerek meydan performansı gerekse tecrübe ve liderliği ile tolere edebilir. Bu tolere edebilme gücü önemli oranda köşke kimi çıkartacağı ile de alakalı. Buna aşağıda değineceğim. Bu bakımdan Erdoğan muhalefete böyle bir koz vermemek amacıyla Çankaya’ya çıkmayı kesinlikle düşünmemeli.

Öte yandan merkez medyada  Erdoğanın Cumhurbaşkanlığına ilişkin olarak kabullenişi de aşmış,  yaygın bir destek görüyoruz. Bu desteği iyi okumak gerek. Zamanında “Muhtar bile olamaz” dedikleri Erdoğan’a verilen bu destek yüzlerde hoş bir demokratik tebessüm bıraksa da bunun ardında başka hesaplar olduğunu düşünmek için çok nedenimiz var.  Eğer Erdoğan C.Başkanı olursa hemen ardından AKP’ye yönelik, yıpratma amaçlı yeni yeni “kaset furyası” türü kampanyalar başlarsa hiç şaşırmayın derim.

Devamini Oku »

Popularity: 20% [?]

Duyuru Suat Öztürk - 11 Nisan 2007

Cumhurbaşkanımız Kim Olacak?

Derin Düşünce Grubu sitesinde “Cumhurbaşkanımız Kim Olacak?” konulu küçük bir fikir paylaşımı sayfası açıldı. Adayınızı ve çok kısaca nedenini/gerekçesini yazıp alta yorum olarak ekleyebiliyorsunuz. Doğru tahmin edenler arasından bir kişiye Derin Düşünce Grubundan süpriz bir hediye var.

Popularity: 16% [?]

Güncel & Ahh Benim Memleketim Suat Öztürk - 10 Nisan 2007

Yine Yeniden Demokrasi Alfabesi

 

Bu konuyu yazmak istemiyorum aslında. Nereye baksam aynı konu var çünkü; gazeteler, haber bültenleri, tartışma programları..

Ayrıca sıtkım sıyrılmış durumda, garip şeyler oluyor canım ülkemde; kendimi ifade etmem için birşeyler yazıp tepki göstermek beni tatmin etmiyor;  bu tepkime neden olanlardan birkaçını çiğ çiğ yesem bile yine de kendimi tam olarak ifade etmiş olur muyum emin değilim. Halet-i ruhiye anlaşıldı mı?

Ama adımız “yorum blogu” diye  çıktı artık; gündemin en çok tartışılan konusuna bulaşmadan olmaz.

Girişten de belli olacağı gibi hayli öfkeli bir yazı çıkabilir kalemimden. Sağa sola sıçrayacak çamurdan dolayı bîgünahlardan şimdiden özür dilerim.

Evet 11.Çankaya savaşları kıran kırana sürüyor. Savaşın iki cephesi var. Demokrasi yanlıları ile İttihatçı zihniyetli jakobenler.

Bir avuç oligark ensesine bindikleri milletin halim selimliğini pek bir sevmiş olacak ki bir türlü saltanatı bırakıp demokrasiye geçmeyi içlerine sindiremiyor.

Canhıraş bir çırpınış var. Hangi birisini saymalı bilmem?

Devamini Oku »

Popularity: 19% [?]

Tarih & Kitap-Dergi Suat Öztürk - 09 Nisan 2007

Küller Altında Yakın Tarih

[ 8 Nisan 2007 tarihinde “Gelibolu’yu Anlamak” sitesinde yayınladı. ]

Yakın tarihin en yanlış bilindiği ülkelerden biri olduğumuz gerçek mi? Evet, maalesef. Sanırım bunun sebebi  E.Renan’ın “Millet nedir?”de “Tarihin yanlış yazılması, millet olmanın ayrılmaz bir parçasıdır” dediği paradigmada gizli. İmparatorluktan ulus devlete büzülen bir millete uydurulan elbise bu adeta.
 
“Tarihi doğru okumalıyız” deriz. “Nasıl?”ı konusunda çoğu kez çuvallasak da tarih okumanın  “ihtiyaç” olması hasebiyle bir biçimde tarih okuyoruz. Daha önce “Tarihi Doğru Okumak” başlıklı bir yazımda da değinmiştim;  mutlak nesnel bir tarih okuması tabiatı itibarı ile mümkün değil ama en azından bu nesnelliğe yakın bir noktayı yakalamaya çaba gösterebiliriz.

Devamini Oku »

Popularity: 20% [?]

Teneffüs Suat Öztürk - 08 Nisan 2007

Cahit Koytak ile Wittgenstein’i anlamak..

Bazen eski dergilerimi karıştırırım. Türk Edebiyati’nın Ekim 2006 sayısı geçti elime bu sabah. Cahit Koytak’ı bilenler bilir. Çok beğendiğim, okurken beni alıp götüren  bir şairdir; filozof tarafı da yansır şiirlerine.

Odalar dolusu kitap / bunca basılı kağıt / akıl ve selüloz karışımı / hamurdan yoğrulmuş kafalarımız; mezarlarınıza kapanmış konuşuyorsunuz / vıdı vıdı konuşacaksınız  […]

Vıdı vıdı vıdı vıdı.. / Bunca sözü nereden buluyorsunuz? / ne kadar çok şey istiyorsunuz / ne kadar çok şey biliyorsunuz / mezar taşlarından, kitabelerden çok…

Ayıp, ayıp!… / Tanrı konuşmak için/ sizin susmanızı bekliyor.

gibi şiiri birbirininden enfes şiirler.

O zaman görmemiştim galiba. Koytak o sayıda  Wittgenstein’dan bahisle  “Viyanalı Ermişin İtirafları”  başlığı ile enfes bir şiir yazmış. Şiir diliyle Wittgenstein’ın dünyasına girmeye çalışıyor. Wittgenstein’ın dünyasına girebilmek? Bunu benim gibi sıradan insanlar için namümkün görürdüm, sebebini “Felsefî Soruşturmalar”ı okuyanlar bilir. Metin Bey “Tractatus’tan Felsefi Soruşturmalar’a attığı adımla beynimizi salatalık turşusuna çevirmiş olan büyük Wittgenstein Bey” diye bahsettiği zaman abarttığını düşünenler  olmuştur belki ama gerçekten bu ifade abartı değil.

Lakin, Koytak’ın  “Tractatus Logico Poeticus”  altbaşlıklı şiirini  okuyunca yanıldığımı anladım.  Koytak’ın açtığı kapıdan  Wittgenstein’ın dünyasına zorlanarak da olsa girmek mümkün. Bir şiirle mi? Evet; neden olmasın?

Buyrun; pazar keyfi - ya da ızdırabı-  niyetine şiirin bazı bölümlerini paylaşayım:

Devamini Oku »

Popularity: 18% [?]

Toplum & Ahh Benim Memleketim & Düşünce Suat Öztürk - 06 Nisan 2007

Siyaset ve Popülizm

Genç Parti lideri Cem Uzan’ın TV reklarındaki sloganlarına mutlaka rastlamışsınızdır. Genç Parti lideri “ÖSS kalkacak”, “Mazot 1 YTL olacak”, “Her işsize 350 YTL maaş”, “Fındık 8 YTL olacak” gibi sloganlarla hayli erken başladığı bir seçim kampanyası yürütüyor. 

Bu sloganlar halk arasında konuşuluyor ve haliyle olumlu-olumsuz  tepki de gecikmiyor.

Mesela geçen gün posta kutuma bir mail geldi. Gönderen, bir siyasi partinin -yaşadığım şehirdeki- merkez ilçe başkanı. Cem Uzan’ın sloganlarına karşılık olarak seçim kampanyasının startını verdiklerini söylüyor. Sloganları ise şunlarmış: “Üç korner bir penaltı olacak”, “Hamilelik üç aya inecek”, “Sigara kanser yapmayacak”, “Mesai saatleri 10.30 - 12.00 ile 14.00-17.00 arası olacak” “Haftasonu tatili 3 güne çıkacak” vb..

Önce bu espriye  güldüm sonra da buna malzeme sağlayan siyasi anlayışı düşündüm.

Devamini Oku »

Popularity: 22% [?]

Next Page »